02125436436
[email protected]
Pazartesi - Cumartesi 09:00-17:30
Ücretsiz Danışın

Yedi Uyurlar

Bir zamanlar, küçük bir köyde yedi hakim ve savcı yaşarmış. Bu yedi hukukçu, işlerin yoğunluğundan ve sürekli gelen davalardan bıkmış, “Biraz kafa dinleyelim,” diyerek köyün dışındaki bir mağaraya sığınmışlar. Aslında niyetleri sadece kısa bir mola vermekmiş ama tuhaf bir şekilde, mağarada yüzlerce yıl boyunca derin bir uykuya dalmışlar.

Uyandıklarında her şey değişmiş: köy, dünya, hatta kanunlar bile. “Eski kanunlara göre karar verirsek başımıza iş alırız!” demişler, ama yeni kanunları öğrenmek de pek cazip gelmemiş. Bir hakim, “Benim yaşım geçti, bu kadar çok yeni kuralı ezberleyemem,” diye mızıldanmış. Diğeri ise, “Yüzlerce yıl uyuduk, biraz daha uyusak ne olur ki? Zaten yakında tayinim çıkar.” demiş.

Tam o sırada, bir köylü telaşla mağaraya koşmuş, “Yargıçlar, yardım edin! Komşum arazimi gasp etti!” diye yalvarmış. Hakimlerden biri, gözlerini ovuşturarak, “Eh, bize yeni kanunları getir de bir bakalım,” demiş. Köylü hemen gidip yeni kanun kitabını getirmiş. Hakimler kitabı incelemeye başlamış ama kısa süre sonra sıkılıp bırakmışlar. “Ah, ne bu karmaşa? Eskiden her şey daha basitti,” demiş biri. Diğeri, “Bu yeni kuralları okumak çok yorucu. Eski zamanlarda her şey daha netti,” demiş.

Bir süre sonra hakimler, yeni dünyayı ve değişen kanunları anlamakta zorlanmışlar. Bir hakim, “Eskiden her şey daha basitti, hırsıza el kırılırdı, kavgacıya ceza yazılırdı. Şimdi her şey çok karışık!” diye yakınmış. Diğerleri de, “Eh, herkes bir şeyler söylüyor, bir şeyler yazıyor. Bu kadar uğraşmak istemiyoruz,” demişler.

Ve sonunda, yedi hakim ve savcı, yeni kanunları anlamaktan vazgeçmiş, “Bari eski kanunları unutmayalım,” diyerek yeniden mağaralarına dönmüşler ve uyumuşlar. Köylüler ise “Madem ülkede hukuk ve hukukçu yok, kendi işimizi kendimiz görelim” diyerek mafya olmuşlar.