KONU : Sayın Savcımızın insan hakları karnesi hakkındadır
İZAHAT : İnternetten yaptığımız araştırmada dosyamız savcısı XXX’in haziran ayında birinci sınıfa ayrıldığını öğrenmiş bulunmaktayız. Adli tatil münasebetiyle, 1. Sınıfa başlayan savcımıza biz de insan hakları karnesini takdim ediyoruz. Kendisini tanıdığımız kadarıyla Sayın Savcımızın dersleri ve notları aşağıdaki gibidir.
HUKUK: ZAYIF. Sayın Savcımız hukuk dersinden “zayıf” not almıştır. Huzurdaki dosyanın konusu “bildiğimiz kadarıyla” müvekkilin Rusya Federasyonu’na iadesine yönelik olup gözaltına alındığında Müvekkile hangi sebeple gözaltına alındığı bildirilmemiş, usulüne uygun olarak kimlik tespiti yapılmamış, ne savcılık ne de kolluk tarafından ifadesi alınmamış olup Müvekkil, daha kimliği bile tespit edilmeden tutuklamaya sevk edilmiştir. Şüphelinin müdafi olarak dosyadan suret almak istediğimizde dosyada henüz kısıtlılık kararı yokken bu talebimiz Savcımız tarafından reddedilmiş, adeta “ben yaptım, oldu” hukuku işletilmiştir. Sayın Savcımız Cumhuriyet Savcısı gibi değil İstanbul Kadısı gibi hareket etmekte olup bu itibarla Savcımızın hukuk notu “zayıf” olarak değerlendirilmiştir.
İNSAN HAKLARI: ZAYIF. Cumhuriyet Savcısının görevi şüphelinin aleyhine olduğu gibi lehine olan delilleri de toplamak olup Sayın Savcımız şüphelinin kimlik tespitini yapmadan, ifadesini almadan, sırf Rusya Devleti istiyor diye dosyaya erişimimizi engellememiş, dosyada kısıtlılık talep etmiştir. Rusya Federasyonu, aleyhine AİHM’ye en çok başvuru yapılan, 21. Yüzyılda sıcak savaş başlatmış bir devlet olup, Türkiye Cumhuriyeti Savcısının Rusya’dan talimat alır gibi hareket etmesi kabul edilebilir bir şey değildir. Her şeyden önce bu devletimizin egemenliğine halel getirmekte olup bu durum “Sayın Savcımız, maaşını Rusya’dan mı alıyor?” sorusunu akla getirmektedir. Nitekim Müvekkil 2019 yılında ülkemize geldiğinde hakkında Bakırköy CBS’de bir soruşturma başlatılmış, dönemin “efsane” örgütlü suçlar savcısı XXX, soruşturma aşamasında sunmuş olduğumuz tüm taleplerimizi hukuka aykırı gerekçelerle geri çevirmiş, sonrasında Savcı XXX’ın adı bir rüşvet suçuna karışmış ve kendisi meslekten ihraç edilmişti. Bu durum bize “alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste” sözünü hatırlatmıştı.
MESLEKTAŞLARI İLE İŞBİRLİĞİ: ZAYIF. 18.07.2023 tarihinde meslektaşım Av. XXX dosyadan suret istediğinde savcımızın yüzünü görmeye nail olamamış, bu şereften yoksun bırakılmıştır. 20.07.2023 tarihinde diğer meslektaşım Av. XXX bir kez daha gerekçeleriyle birlikte dosya inceleme talebinde bulunmuş, Sayın savcımızın yakın korumaları ile muhatap olmuştur. Avukatlar olarak biz muhatap olarak hukuk devletini ararken karşımıza polis devleti çıkarılmaktadır. Bu dilekçenin yazarı hukuk kurallarını bildiğini kadar devlet terbiyesini de bilmekte olup Sayın Savcımızın bizimle yüz yüze gelmekten çekinmesine gerek yoktur. Şayet çekindiği şey elinde hukuki bir argüman olmayışı ise buna diyecek bir sözümüz yoktur.
GÖRÜŞ VE TAVSİYELER: Sayın Savcımıza notlarını yükseltebilmek için yaz tatilinde bol bol başta Anayasa olmak üzere insan haklarına ilişkin metinleri okumasını, şayet genel kültür alanında eksikliği varsa Rusya-Ukrayna savaşı hakkında bilgi edinmesini, Rusya’nın AİHM nezdindeki ve dünya devletleri nazarındaki insan hakları ihlalleri hakkında çalışma yapmasını tavsiye etmekteyiz. Gereğini saygıyla arz ederiz.
*Takip ettiğimiz bir ceza dosyasında, dosyamız savcısının hukuka aykırı davranışlarına vurgu yaptığımız dilekçemizin sadeleştirilmiş halidir. Kişilik haklarına saygı gereği isimler silinmiş olmakla birlikte kişi ve olaylar tamamen gerçektir.
